Laparoskopik Gastrik Bypass Ameliyatı Nedir?

Gastrik bypass hem hacim kısıtlayıcı, hem de emilim azaltıcı özellikler içeren kombine bir prosedürdür. Ameliyatın ilk bölümü, midenin üst kısmında yaklaşık 20-25 ml hacminde küçük ve yeni bir mide poşu yaratılmasıdır. Bu sayede, çok küçük miktarda gıda ile doyma hissi sağlanır. Sürekli küçük miktarlarda yemek ve buna karşılık doyma hissinin oluşması kilo kaybına yol açar.

Ameliyatın ikinci kısmı olan bypass ise kelime anlamı olarak köprüleme demektir. Yani midenin kalan kısmı ile bir miktar ince barsak atlanır. Bu bölüm mide asidi, safra ve pankreas sıvıları gibi sindirimde rolü olan enzimleri iletme görevine devam eder. Oluşturulan yeni mide kısmı ise ortalama 150-200 cm aşağıdaki bir ince barsak segmentine ağızlaştırılır. Yani, gıdanın midenin kalanı ve 2 m’lik ince barsağa hiç uğramadan ince barsağın ileri seviyelerine atlatılması sağlanır. Bu işlemin bir etkisi, sindirim sıvıları ile karışmadığından 2 m’lik ince barsakta olacak emilimin gerçekleşmemesidir. Yani alınan gıdaların bir kısmı emilmeden atılmış olur.

Gastrik bypas tarafından en dramatik şekilde iyileşme gösteren obeziteye ilişkin yandaş hastalık Tip 2 Diabetes Mellitus’dur (DM). Diyabet hastalarının %82-98 oranında hastalıklarının tam olarak iyileşme gösterdiği belirtilmiştir. Diyabetin azalması insülin duyarlılığında artış etkisi iyi bilinen kilo kaybına bağlanabilir, böylece glikoz toksisitesi ve lipotoksisitesi azaltılır ve hücre fonksiyonu iyileştirilir.

GB’nin insulin salgılanması etkisini düzeltmesinden sonra barsak hormonlarında olumlu değişiklikler oluşturur. Ghrelin ameliyat sonrası azalma ihtimali olan bir hormondur, Ghrelin’nin uyarılması insanlarda Glukagon Like Peptide-1 (GLP-1) hormonu ve Glukoz Bağımlı İnsülinotropik Peptide (GIP) enteral besinlere karşın insülin sekrasyonunu stimule eden klasik incretinlerdir. Gatrik bypass sonrası, mideye inen besinler, üstbarsağın bir bölümünü atlayarak son barsağa daha kolayca ulaşır. Gastrik bypass sonrası son barsaktan besinlerin daha büyük postprandiyal bolusu GLP-1 seviyelerini yükseltmektedir. Bu da bir son barsak hormonu olduğu için, seviyeleri, gastrik bypassdan sonra, özellikle yemek yenildikten sonra artmaktadır ve buda kilo kaybına yardımcı olduğu düşünülmektedir.

Gastrik bypass ameliyatı obezite mücadelenizde çok kuvvetli bir silahtır, ancak mucizevi bir tedavi değildir. Hastaların çoğu fazla kilolarının % 65-90’ını ilk yıl içinde verirler. Gastrik bypass ayrıca obeziteyle ilişkili yandaş hastalıkların tedavisinde de mükemmel sonuçlar sağlar. Bunların başında Tip 2 diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi, yüksek kolesterol ve asid reflüsü gelir.

PAYLAŞ

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Bize Ulaşın

Scroll to Top